Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Hasan Aktaş etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hayatın Muhtevası

“Muhteva; kafiyeye, ölçüye ve şekilciliğe feda edilmiş.” . Modern Türk Şiirinde Yunus Emre Ocağı ve Çerağı, Hasan Aktaş. syf. 192. Yazar, bir şairi bu sözlerle tenkit ediyor. Onun kafiyeye uymak, ölçüyü uygulamak adına, şairin muhtevasını olmayacak geri planlara itmesini yargılıyor. Şiirin muhtevası; içeriğini, konusunu, bütünlüğünü yani tam manasıyla ruhunu ifade eder. Evet, şiirin ruhu bedenine teslim edilmiştir. Bu cümleyi okuduğumda, onun bir şiir tenkidinden öteye gitmesi gerektiğini düşündüm. Bir şiir tenkidinde öte, bir manifesto barındırıyor. Bazen bir şiir bir hayatın timsalidir. Şiirdeki ögeler de onun bir parçası. Kafiye, şiirdeki söz uyumudur, kulağa hoş gelir, dinleyeni hayran bırakır. Yani görünüşün; zerafetin ve güzelliğin timsalidir. Aynı zamanda poetik olarak zenginliği gösterir. Ölçüye, şiire yüklenmiş bir takım kurallardır, hece ölçüsüdür, aruz veznidir. Hayat nezdinde yasalardır, görgü kurallarıdır, ahlak kurallarıdır. Şekilcilik ise üstümüze yüklenen sıfatlardı...

Hasan Aktaş'ın Çağdaş Türk Şiirinde Kuşlar Kitabı Üzerine

 Şu dünyada kuşlara çok özenirim. Herkese, her şeye gökyüzünde süzülürken bakabilmek nasıl arzulanmasın ki. Akşamları pusulasız uçup, sabahları yine ait olduğum topraklara doğru süzülebilmeyi isterdim. Fakat hangi kuş olmak istediğimi pek düşünmemişim, halbuki yarasa gibi bir kör kuş olmak da varmış. O zaman gökyüzünün o seyirliğine nasıl doyulur. Sülün gibi çok yakışıklı bir kuş da olabilirdim, fakat bu kez de sesimi duyunca kaçardınız. İşte o zaman kaknüs gibi kendi küllerimden çıkan kıvılcımla yanmak isteyebilirdim. Rakip olmak istemesem de kaknüs olmak isteyebilirdim, ve yahut sesim güzelce olacaksa karga gibi çirkin olmak göze alabilirdim. Papağan gibi çok konuşan ve ya horoz gibi vakitsiz öten bir kuş olmazdım galiba. Bilakis bir posta güvercini olup sırların aracısı olabilirdim, bir anka kadar renkli zarflarda taşırdım mektupları. Bülbül gibi de ah vah çekmezdim gülden ayrılınca, bilirdim tüm mektupların bende olduğunu. Ne olursa olsun, tüm kuşlar gibi, adım şiirlerde yer bu...